Bölüm 56: İstifçilik, Baharın Gelişi

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Dünya Nereye Gidiyor’un 56. bölümünü istifçilikten bahsederek açıyoruz. Sebebi üşengeçlik, kötü tercihlerin sorumluluğunu almak istememek, kendini beğenmişlik veya bunların tümünden bağımsız başka bir şey olsun, istifçilik bana büyük bir sorun gibi gelmiyor. Düzen bağımlısı anneler ve Hakan’ın bana katılmadığını biliyorum, ama asıl önemli olan sizin ne düşündüğünüz. Her şekilde, istifçiliğin çaresi belli: bahar temizliği.

Buradan ikinci konumuza geçebiliriz. Son birkaç haftadır kuşlar cıvıldıyor, günler uzarken kıyafetlerin kol ve bacak boyları kısalıyor, havalar ısınıyor, alerjisi olan veya böceklere aşırı tepki veren insanların rahatsızlığı artıyor. Yaşamak için bundan daha iyi bir dönem düşünemiyorum. Bu sebeplere rağmen düşünebilen varsa bölümü dinleyip fikrini değiştirebilir.

7 thoughts on “Bölüm 56: İstifçilik, Baharın Gelişi”

  1. sürekli hakan’ın boş yaptığı ya da narsist olduğunu iddia edenlerin afedersiniz kafasına sıçayım. adam çoğu zaman olaylara bakılmayan taraflarından bakıyor, arada sırada makul iddialarda bulunmuyor olsa da yine de bu tutumu ilgi ve takdire şayan.

    Like

  2. Baharın gelişinin tek bir anlamı var, o da ağaçlardaki sincapların bile seviştiği bir dönemde benimde hakan kadar yalnız olduğum gerçeği.

    Bırak ağaçtaki sincabı, ağacın kendisi bile tozlaşma ile kendi çapında sevişiyor. Bu da yetmezmiş gibi ağzıma burnuma soktuğu o polenleri ile nispet yapıyor resmen yalnızlara

    Like

  3. aleks, küçükken alerjin vardı. gözlerinden yaşlar süzülürdü. hem de sürekli. unutmadık
    ayrıca, tatil gibi bir konuyu bile yine hayalkırıklığı ile özdeşleştirdin. resmen mutluluğa alerjin var

    hakan’ın evinde eski sevgiliden kalma anı kutuları olduğunu hissettim. duygusal prens olduğuna inancım tam

    Like

  4. Önceki bölümde sosyolojik problemden kastım, Hakan’ın toplumla olan ilişkisindeki sağlıksız yönlerdi. Ne de olsa sosyoloji, toplum bilimine verilen addır. Buna Hakan’ın insan sevmemesini örnek verebiliriz.
    İkinci olarak her ne kadar istifçi de olsam, minimalizme yönelmeyi çok istiyorum. Hatta minimalizmin bir ideoloji olmasını teklif ediyorum ve minimalist bir Türkiye’de yaşamak istiyorum. Hakan da Minimalist Parti’nin başkanı olur ve birlikte Minimalist Manifesto’yu yazabiliriz. Hem Hakan’la aramızdaki buzlar da erimiş olur?

    Like

  5. Baharın gelişi mevzusunda Alexin “bahar geldi yaa gezmek tozmak varken çalışılır mı şimdi hiç” demesini beklerdim. Bahar iyi güzel ama şartlar gezmek tozmak için tamamen uygunken çalışmak zor be azizim zor…

    Like

Leave a Reply to Anonymous Cancel reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s