Bölüm 24: Alfalık

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Bir Yunan, bir oyun programcısı, bir pilot ve bir kadınlar tarafından beğenilmek ve içinde bulunduğu toplulukta ezilmemek için ne yapması gerektiğini internetten araştıran sünepenin ortak özelliği nedir? Alfanın ne olduğunu çok iyi bilmeleri. Bir yandan alfaya yaranmaya çalışıp bir yandan ona özenen betalar, alfa beta uğraştırmayın, ben tek takılacağım diyen omegalar, her girdiği ortama uyum sağlayan omurgasız gamalar ve kendini kukla ustası sanan sigmalar. Toplum bilim hiç bu kadar kolay olmamıştı. Erkeklerin burç muhabbeti yapma eksiğini kapatan alfalık konusunu tartışıyoruz. Basit, hiyerarşik ve çoğu zaman errrkeklikle yan yana gidiyor. Biliyoruz ama konuşması eğlenceli. Kırmızı hapı almayı düşünüyorsanız, yutmadan önce 24. bölümümüzü mutlaka dinleyin.

 

Bölüm 23: Garsonlarla İnsanca İletişim Kuramamak, Herkesin Kendi Hesabını Ödemesi

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Dışarı çıktığımızda en çok yaptığımız şeylerden biri restorana gitmek. Restorana gittiğimizde en çok yaptığımız şeylerden biri de adab-ı muaşeret yoksunu bir şerefsiz gibi davranarak yanımızdaki herkesin sinirini bozmak. Garsona kötü davranmak, sürekli şikayet halinde olmak, beraber oturduğun kişinin tabağından yemek almaya çalışmak. Düşündükçe insanlar restoranlara birbirlerini sinirlendirmek için gidiyormuş gibi geliyor. 23. bölümümüzde birçok restoran davranışını inceledik. Benim için en önemlilerinden biri, insanların kendi hesabını ödeme özgürlüğünün -ısmarlama veya ortak hesap yöntemiyle- elinden alınması. Tüm masanın hesabını ödeyerek birbirlerine jest yapmak isteyen insanlar, hesap geldikten sonra ödeyen taraf olabilmek için masada adeta aikido yapmaya başlıyor. Bu espri tanıdık gelmiştir, çünkü daha önce yapılmıştı. Daha önce yapılan başka bi şey de KARŞINDAKİNİN EN AZINDAN KENDİ PAYINI ÖDEYEMEZSE RAHATSIZ OLACAĞINI BİLE BİLE TÜM HESABI ÖDEMEYE ÇALIŞMAK. Bunu yapmayın. İlk buluşmalarda da yapmayın. Bırakın herkes kendi hesabını ödesin. Bu klişe meselelerden sonra toplu yemeklerde ortak hesap laneti, bu yöntemle hesap çakmaya çalışanlar ve hesap ödeyenin dilemmasından da bahsediyoruz. Ama önce…

Hesabı ödeyebilmek, hatta sipariş verip yemek yiyebilmek için önce garsonla iletişim kurmak gerekir. Evet, birçok garson restorana girdiğinizde size ya çok kibar ya da çok kaba davranıyor. Bazı restoranlarda kendinizi çeşitli kriterlere göre ağırlanması gereken bir obje, diğerlerindeyse yiyeceğiniz yemeğin piştiği ocaktaki pastan önemsiz hissediyorsunuz. Peki insanca iletişim kuramamızın sorumlusu garsonlar mı? Benim kişisel tecrübelerime göre, hayır değil. Sorumlunun kim olduğunu, Elon Musk ve Özgür Demirtaş’ın hayal ettiği, robotların garsonların yerini aldığı gelecekte dünyanın daha iyi bir yer olup olmayacağı ve daha birçok sorunun cevabı, bu bölümümüzde.

Bölüm 22: Büyüğün İyi Olduğu Anlayışının Erimesi, Klima Savaşları

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Bir haftalık aranın ardından Dünya Nereye Gidiyor’un 22. bölümüne insanlığın primitif reflekslerinden birini tartışmaya açarak başlıyoruz: daha büyük her zaman daha iyi midir? Amerikan rüyası sağolsun, insanlar hayatları boyunca hep daha büyük bir ev, daha büyük bir araba peşinde koştu. İnternet reklamlarından gördüğümüz gibi, daha büyük başka şeyler peşinde de koşuyorlar. Halbuki daha güzel bir dünya için ihtiyacımız olan şey daha büyük kalpler, öyle değil mi..? Günümüz dünyası çelişkiler dünyası. Büyük şeyleri şirin şeyler dengeleyebilecek mi? Uzakdoğu kültürü etkisini arttırdıkça küçüğe ilgi artacak mı? Bu soruların cevabı ve daha fazlası 22. bölümümüzde.

İnsanlık tarihi bir savaşlar tarihidir. Birçok insan hayatını büyük idealler veya küçük hırslar uğruna feda etmiştir. Savaş kötüdür, ama savaşın da bir hukuku, etiği vardır. Ben savaşların en kötüsü, en alçağı, en onursuzu ve maalesef her gün yaşananından bahsediyorum: klima savaşları. Bir tarafta normal sıcaklığa dönmek için yaşam mücadelesi verenler, diğer tarafta insanlığın iklimi kontrol altına almasına karşı çıkan medeniyet düşmanları. Belki bu yaz değil, ama elbet bir yaz gericiler bu savaştan da mağlup ayrılacak.

Bölüm 21: Yoga

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Namaste, sevgili dinleyenler! Tütsüleri ve mumları yakın, ışıkları kapatın, matları serin ve dinlemeye başlayın. Dünya Nereye Gidiyor’un 21. bölümünde yogadan bahsediyoruz. Sırt ağrılarının dermanı, modern insanın manevi ihtiyacı, dinsizlerin dini ve daha neler neler… Maddiyattan kopuşu öğütleyen bir öğreti ve disiplinin egzersizlerini pratik etmek için binlerce lira harcamalar. Sonra büyük çaba sonucu nihayet başarılan akrobatik hareketleri yaparken arkaya uygun bir dekor/manzara alıp Instagram’a koymalar. Böyle bi’ tarikat şeyhi takip eder gibi yogi peşinde koşmalar. Vücudu esnetirken yoga felsefesini de kendine uyacak şekilde esnetmeler. Bir sürü iyi yanı da var tabi, bölümde uzun uzun bahsediyoruz zaten.

Bölüm 20: Anı Yaşamak

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

“Dünya bir gündür, o da bugündür.”

“İnsanlar plan yaparken kader/Tanrı gülermiş.”

“Yaşamanın önündeki en büyük engel, yarının üzerinde sallanan ve bugünü heba eden beklenti. Kaderin kontrolündeki şeyleri planlayıp kendi kontrolünüzdeki şeylerden vazgeçiyorsunuz. Hangi hedefler için çabalıyorsunuz? Tüm gelecek belirsizliğe uzanıyor. Anı yaşayın.”

“Şimdiki zamanın sahip olduğunuz tek şey olduğunu fark edin. Şimdiyi hayatınızın odağı haline getirin.”

ve daha birçokları.

Bu bölümde, “carpe diem”i eleştiriyoruz. Horatius’a da Ölü Ozanlar Derneği’ne de lanet olsun.

Bölüm 19: Ortalama IQ’nun Yükselmesi

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Herkes hayatının bir noktasında online IQ testi çözmüştür. IQ testinin çok daha bilimsel ve komplike olduğunu, çözdüğümüz testin sadeleştirilmiş bir taklit bile olmadığını bilmemize rağmen bunu neden yaparız? Çünkü insanlar ne kadar zeki olduklarını bilmek istiyorlar ve IQ testleri, insan zekasının kapasitesini ölçmek için elimizde bulunan en bilimsel ve en isabetli araç. Sorun şu ki, aynı insanlar kendilerinden daha zeki insanlar olduğunu kabul etmekte zorlanıyorlar. Bu yüzden seneler içinde IQ’su yüksek insanların diğer tip zekalarının düşük olduğu ve asıl önemli olanın EQ denen safsata olduğu gibi iddialar ortaya atıldı. Bu bölümde bu iddiaların gerçekliğini, ortalama IQ’nun yükselmesinin olası sonuçlarını, günümüzde zeka ve IQ’nun nasıl önem kazandığını, tüm bunların meritokrasiyle alakasını, Hakan’ın akademik araştırmalara karşın IQ’yu sorgulamasını, bu konuya bağlı ırkçılığı ve daha birçok meseleyi ele aldık.

Bölüm 18: Instagram

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için: Apple iOSAndroid

OYLAMA

Dünya Nereye Gidiyor’un 18. bölümünde modern insanın sosyal medya üzerinden kendisini gösterme isteğinden bahsediyoruz. Sohbetimiz haliyle, 21. yüzyılın imaj takıntılı, ilgi arsızı, beğeni ve geri bildirim oburu insanlarını en çok tatmin eden mecra olan Instagram çevresinde şekilleniyor. İlginiz dahilinde çektiğiniz fotoğrafları sizi takip eden insanlarla paylaşmak ve merak ettiğiniz kişileri de kendiniz takip edebilmek için ücretsiz, kolay erişilebilir ve çok kullanıcılı bir platform olan Instagram gerçekten çok büyük bir imkan sunuyor. Peki bu imkanı her gün makineli tüfek gibi aynı selfieleri ateşleyerek veya tatilden AYAK fotoğrafı atarak kullanmamız ne kadar doğru? Önemli olan hangi araçlara sahip olduğumuz değil, o araçları kullanarak ne yaptığımız ve söylediğimiz dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız. Başka birçok problem var, biliyorum. Buraya yazmıyorum ki bölümü dinleyin.