Bölüm 4: Yeni Nesilde Nostalji Duygusu, Ne Yapmamız Gerektiğini Söyleyen Reklamlar

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için: Apple iOS, Android

Dünya Nereye Gidiyor’un 4. bölümü, en yaygın duygulardan biriyle başlıyor: Nostalji. Sevsek de sevmesek de hepimiz kaçınılmaz şekilde nostaljiye kapılıyoruz. Hakan, geçmiş belgelendikçe nostalji ortadan kalkar diyor. Bense bugünün gençlerinin en nostaljik nesil olduğunu düşünüyorum. 90’lar yaşandı ama bitmedi, şu an hala 90’larda yaşamaya devam ediyoruz. Yoksa Pokémon GO oynayıp, 90’lar pop dinleyip, adidas Superstar giymezdik.

“Hey sen, dinleyici! Niye boş boş duruyorsun? Tak kulaklığını, hemen Dünya Nereye Gidiyor’u dinle! Üstelik şimdi iOS ve Android uygulamalarında da mevcut.” Bu tip reklamlar sizi delirtiyorsa, doğru yerdesiniz. Bu bölümde sadece gnctrkcll’in laubali reklamlarına değil, bizi güya motive edeceği düşünülen ibarelere de savaş açıyorum. Aşağıya sadece bir örneğini koyuyorum, yayında da neden aptalca olduğunu ve beni çıldırttığını anlatıyorum.

C5xEszcWQAMMC3c

Geçmişten en çok neyi özlüyorsunuz, hangi reklamlara deli oluyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Bölüm 3: Güzellik Standartlarına Uyum Çabası

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için: Apple iOS, Android

Dünya Nereye Gidiyor’un üçüncü bölümünde; tüm zamanların, ama en çok da Instagram ve Snapchat çağının en hayati özelliğini tartışıyoruz: Güzellik.

Güzel olanlar, olmayanlar, olmak isteyenler… Neredeyse hepimiz güzel olmak için çaba sarfediyor, en azından nasıl daha güzel olacağımızı düşünmeye zaman ayırıyoruz. Bu uğurda bıçak altına yatan da, koşu bandına çıkan da bizdendir. Bacak antrenmanını atlayıp sadece biseps çalışanlardan emin değiliz.

Güzellik anlayışı nasıl oluştu ve gelişti, evrensel standartlara uyum sağlamak için neler yapıyoruz, en azından bu konuda cinsiyet eşitliği sağlayabildik mi? Tüm bu soruların cevabını Dünya Nereye Gidiyor’un üçüncü bölümünde bulabilirsiniz.

Biz bölüm sonunda kendi oylamamızı yaptık, ama katılımcı demokrasiye inandığımız için sizin fikirlerinizi daha çok önemsiyoruz. Sizce güzellik standartlarına uyum çabası dünyayı iyiye mi yoksa kötüye mi götürüyor?