Bölüm 176: Sıkılmak

Haftalık bölümleri canlı ve görüntülü izlemek, ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Çocuklar neden hep sıkılır, rüzgarda uçan boş poşet, sıkılanlara tavsiye verilmesi, sıkılmanın taşıdığı potansiyel, sıkılmaktan kaçış mümkün mü, kendi sıkıntısını ihraç edenler ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

12 thoughts on “Bölüm 176: Sıkılmak”

  1. Selamlar, DNG Podcast’in her bölümünü eksiksiz 4-5 kere dinledim ve artık yorum yazmak istedim. Öncelikle size çok teşekkür ediyorum bana çok şey kattı bu podcast. 18 yaş depresyonu , liseden üniversiteye geçiş krizi gibi sıkıntılı dönemlerimde aşırı iyi geldi ve bunun yanında yürürken, oyun oynarken, araba sürerken, uyumaya hazırlanırken sizi dinlemeden yapamamaya başladım. Evet herkes duysun ben artık DNG Podcast bağımlısıyım ! Eskiden sıkıntılarıma iyi gelen bu programa çok bağlandım ve artık bölüm gelmeyince hop minor depresyon, gelmeyen bölüm gecikince hop major depresyon. Yeterr ! Bölümleri lütfen geciktirmeyin artık. DNG’siz yaşayamıyorum. Sıkılma konusuna gelirsek, genelde sıkılma diyince aklıma dopamin diyeti tarzı şeyler geliyor. Ne demekmiş efendim uzun süre sıkılmadan yaşarsan da ondan sıkılmaya başlarmışsın. Palavra ! Şu hayatta zaten çok güzel şeyler yılda 1-2 kere gerçekleşiyor eğer hayatı sıkılmadan yaşayıp mutluluğun fazlalığından sıkılan varsa yaşamayabilir. Sıkılmak normalde dengede olduğunda dünyayı iyiye götürür çünkü güzel anların bir değeri olur. Diyalektik mantığı gibi ama artık HEP sıkılıyorum hep. Sıkılmak şu an dengede falan değil DNG Podcast sıkıntımı bir süreliğine alıyor ama sonra ya sonra. 1 hafta daha yok dizi yok film yok ders her şey aynı. Bir konuya değinmeden edemeyeceğim, en sevdiğim iki konuk uzun zamandır yok : Yogita ve Hakan’ın Hocası. Bu konuyu bir düşünün.

    Like

  2. En sıkıcı bölümdü. 2 haftada bir bölüm yapıyorsunuz onu da bok gibi, hiç yapmasanız daha iyi. Yahu yapmak istemiyorsanız zirvede bırakın sktrn gidin amk, bu ne. Zorlayarak bölümmü yapılır ya. Öncelerde en çok ve yalnız sizi dinlerdim Allahtan daha güzel podcastlar buldum da sizin bu vasat bölümleri beklemiyorum.

    Zaten her kes sıkılıyor bir de böyle boktan bir konuda boktan bir bölüm hiç lazim değildi. Bunu da subyektiv olarak algılayın yani benim fikrim böyle. Ben istedim diye değişmeyin nasıl istiyorsanız öyle yapın, ama ya yapın ya yapmayın amk. Her gün podcast paylaşanlar var sizin gibi 1-2 hafta aralıkla yapanlardan daha hoş ve zevkli oluyor dinlemek. Bu sözlerimi eleştiri olarak görmeyin zaten ben sadece böyle düşünüyorum. Ve sizleri seviyorum (şimdilik) 😉

    Like

    1. İstemiyosan dinleme gelip de siktirin gidin demek kolay bir de başka podcastlerle kıyaslamışsın, bana iki kişinin böyle güzel, geliştirici, eğlendirici ve özgün konseptli muhabbetinin olduğu bir tane podcast söyleyemezsin. 176 Bölüm boyunca en fazla 10 bölüm böyledir ki değil. Evet tercihim bundan yana değil tabii ki eğlenceli, yüksek ruh halinde olmalarını isterim ama insan oldukları için her an öyle olamamaları ve bizi de bölümsüz bırakmak istemedikleri için o halde kaydetmiş olabilirler ki ben o kadar fark etmedim belki de çok sevdiğimden. Gidip o diğer podcastleri dinlemeye devam edebilirsin.

      Like

      1. Sana ağız dolusu bir HASSSİKKKTİRRRR çekiyorum tuna. Bak can sıkıntım ne güzel dünyayı iyiye götürdü BABALAR

        Like

  3. Can skıntısı kesinlikle dünyayı iyiye götürüyor. Her an etkinlik, her an yenilik peşinde koşmaksa dünyayı net kötüye götürüyor. En sevdiğim şey, bu kadar koşturmalı hayatta haftasonu bomboş durup can skıntısının keyfini çıkarmak. Hele bu pandemi döneminde, evden çalışmanın 20 saatlere çıktığı dönemde, can sıkıntımı özledim sevgili DNG.
    Not:haftalık ara vermeyin, canım sıkılıyor.

    Like

  4. Anaa bi gittik geldik neler olmuş aleks. Bu uzun arada Allah belamı verdi birkaç kişiyi dinlemeyi denedim ama olmadı. Hakanın yaya yaya konuşması olmadan hayatıma devam edemedim. O yüzden sonsuza dek bu programı yapın alekscim. Merhaba kürkçü dükkanım, seviyoruz sizi <33

    Like

  5. Lise boyunca hem çalışıp, hem de berbat ortaokul temelimi düzeltebilmek için öylesine koşturdum ki dört sene boyunca hiç sıkıldığım bir an hatırlamıyorum. Üniversiteye geldiğim ilk üç hafta sıkılma duygusunu yaşayınca içimi garip bir his kapladı. Nostaljik bir etki oluştu bende. Sonra nasıl bir maratona girdiysem üniversite bitiyor ve bu süreç boyunca bir kere bile sıkılmadım. Sürekli yapılacak bir şeylerim var. Sıkılan insanları asla anlamam, arkadaşlarım sıkılıyorum dediğinde fevkalade tavsiyeler veririm. Çok sıkıcı bir insan değilimdir umarım.

    Like

  6. Merhaba Aleks ve Hakan, bence burda önemli olan sıkılamanın dozu. İnsanın bazen durup dinlenmesi gerekebilir, hep koşturmak olmaz. Sonrasında bu kendini dinlediği süreçte aklına bir şey yapmak gelmişse de işe dinlenmiş olarak başlar. Ama şu aralar sıkılmak dünyayı oldukça kötüye götürüyor, çünkü bu pandemi çok uzadı. Kuzenlerimi, arkadaşlarımı 1 yıldır görmüyorum. İyi ki zamanında canınız sıkılmış da şimdi bu günleri sizlerle atlatıyorum.

    Like

  7. çocuklar sıkılmaz, yetişkinler sıkıcılıklarını bilmediklerinden çocukların sıkıldığını düşünür; ama asıl sıkılan yetişkinlerdir. Zaman kavramı çocuk için ve yetişkin için farklı ilerler.20 sene sonra ilkokulunuza gittiğinizde o ölçek çok garip gelmez mi? ne kadar büyüktü sizin için orası ama şuan çok küçük gelir. bir çocuğun zaman ve mekan algısı yetişkinlerden çok farklıdır. Sıkılıyorsanız bu sizin yetişkinliğinizin sıkılıcılığıdır maalesef…

    Like

  8. Merhaba sevgili kardeşlerim,

    Aleks’in öyle içten ve aniden ‘seni üzenlerin allah belasını versin’ deyişini duymamla kahkahayı basmam bir oldu. Ayrıca sonrasında gelen manevi kardeşlik teklifiniz beni ne kadar mutlu etti anlatamam. DNG ailesine kardeş olabilmek bu entel kulunuz için büyük onur. Şüphesiz, kardeşlik dünyayı iyiye götürüyor! 🙂

    Sıkılmanın uzun vadede iyi bir şey olduğu fikrine ben de katılıyorum. Bir yerde her şey zıddıyla anlam kazanıyor. Öte yandan, can sıkıntısının son zamanlarda artmasının en büyük nedenlerinden birinin Instagram’la pompalanan ‘mutlu hayatlar’ yanılsamasından kaynaklandığını düşünüyorum.

    Like

  9. Bebişler sizin çocuk sahibi olma vaktiniz gelmiş. Asıl bu gerçeğe direnmeyin. Koskoca Teoman bile böyle çözdü can sıkıntısını. Bi düşünün derim.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s