Bölüm 199: Taksiciler

Haftalık bölümleri canlı ve görüntülü izlemek, ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Taksicilerin şımarıklık düzeyi, herhangi bir mesafeyi beğenmemek, değişim saati, SıfırTaksi, taksicilerin telsiz uygulaması, muhabbetin tatsızlaşması, köprüde transfer, navigasyon alerjisi ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

6 thoughts on “Bölüm 199: Taksiciler”

  1. Kendi kişisel tarihim tamda bu konu ile başlıyor. Bir dönem babam taksicilik yapmış askerlik öncesi, annemin şoförüymüş bi dönem.
    Taksici terörü tamda yaşadığımız ülke aslında. Ortada bir sorun var, rant var, asla çözülemeyen mevzular var. Ve sıfır adım. Dibine kadar sorun orda kalsın artsın ama çözüm olmasın. Merhaba ortadoğu.
    Taksiciyle ilgili kötü anısı olmayan yoktur sanırım ama şu an istanbulda cidden taksi yok. Dolayısı ile anı da yok. Çok dertliyim dng. Parayla rezil olmak deyimi taksiye binen dertli biri tarafından yazılmış olabir.

    Like

  2. Bu yorum alanını geçen gün bir arkadaşımla az kalsın bizi bok yoluna götüren taksiciye ithaf ediyorum…
    Sen kötü bir taksicisin ve sana laflar hazırladım!
    -Maskenin düşmüş olabileceği varsayımına dayanan iyimser bir nick kullanmış olsam da aslında onu hayatında hiç doğru düzgün takmadığına eminim
    -1 tane arabanın bile zor geçebileceği sokakta öldürücü hızda gitmek, anayol dolu olur diye bizi allahın unuttuğu yerlerden götürmek ve tüm bunları yaparken hoparlör bile kullanmadan telefonla konuşmak nedir taksici kardeş
    -Arabanın içinin pisliği & para üstünü eksik vermen ise bardağı taşıran son damlalardı
    -Seni şikayet etmek istediğimizde ise maske takmadığın için fotoğrafını çekmiş olmamız gerektiğini öğrendik. Fotoğrafını çekmeye çalışırken bizi fark etsen çok büyük ihtimalle bu yorumu şu an yazamayacak durumda olurdum

    Bu eşsiz deneyimi bize yaşattığın için allah belanı versin (bu deyimi Hakan gibi iyi contextte kullanmadığımı bilmeni isterim)

    Like

  3. Ankara’da bu yolcu kabul etmeme olayını hiç yaşamadım bu gerçekten de şehir şehir taksici profilinin değiştiğinin göstergesi olabilir. Benim sorunum, kısacık yol için, üstelik navigasyon da açıkken tüm şehri dolaştırıp örneğin 20 liralık yolu 50 liraya mâl ettirmesi. Bu kadar kötü anılmak istemelerini anlayamıyorum. Bir diğerinde adamla sınava gireceğim okulu arıyoruz, söylediğim caddeye ilerlemek yerine başka bir işlek caddede esnafların dükkanlarına bakarak okul bulmaya çalışıyordu sonra indim tabi. Sanırım onlar için çalıştığımızı, taksiye binmişken uzun yolculuk borcumuz olduğunu düşünüyorlar. Neden insanları bu kadar aptal yerine koymaya çalışıyorlar ve zerre rahatsızlık duymuyorlar, ciddi bir bilimsel araştırma konusu.

    Like

  4. Yaşadığım yerde, çoğu yer yürüme mesafesinde olduğundan ve son çare olarak taksiyi kullanmama rağmen, benim de, taksicilerle olan deneyimim; çoğunlukla kötüydü. Öğrencilik zamanımda, taksicilerden, bavullarım var diye işittiğim azar, kısacık yolu uzatarak bir ton para alanlar ve small talk’u geçtim, maruz kaldığım ırkçı ve cinsiyetçi muhabbetler… İşte, bu gibi sebepler, taksicilere karşı önyargımı gün geçtikçe güçlendirdi. O sarı renk, anksiyetemi depreştiren bir uyarıcı benim için artık.
    Son zamanlarda ise, şöyle bir şeyle karşılaştım; taksici, bana soruyor, oraya nasıl gidilir diye. Yolu, benim tarif etmemi istiyor. Bu durumu 3-4 kez yaşadım. Çoğu taksicinin avcunun içi kadar iyi bildiği, göt kadar olan bir şehirde, yolun tarifini benden istemeleri de, bana çok saçma geldi, ki burası da Eskişehir.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s