Bölüm 191: Tesadüfler

Haftalık bölümleri canlı ve görüntülü izlemek, ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Tesadüfleri anlamlandırmak, tesadüflerin birleştirici gücü, işaretler ve illüzyonlar, tesadüflerin gerçek olasılığı, çılgın sayısal loto, makul bir açıklama bulmak, komplo teorilerinin beslendiği yer ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

7 thoughts on “Bölüm 191: Tesadüfler”

  1. Sanırım yaşadığım en büyük tesadüf sizin bu bölümünüzde oldu. Aleks’in “Pir Ahmet YALÇIN, sevgili Piro” demesi. Beni yerimden sıçrattı. x3 hızda dinlerken 0.25’e aldım doğru anlamak için ve tekrar tekrar dinledim. Ya beni tanıyorsunuz ya da gerçekten büyük bir tesadüf gerçekleşti. Çünkü okul öncesinde sadece ailem bana böyle seslenirdi ve ondan sonra hiç bu şekilde çağrılmadım. Bir de benim, sizin tüm bölümlerinizi bitirip, doğru düzgün yorum yapabildiğim bölümden hemen sonra tesadüf bölümü çekmeniz… Yani bu tesadüf, fileli çorap bölümüne de denk gelebilirdi. Ama bunu sevgili materyalist tarafım “o kadar abartılacak bir şey yok, tek heceden oluşan isimlere ‘O’ getirmek çok yaygın bir durum. Merto, Gülo, Cano gibi gibi… Tesadüf bölümüne de denk gelmesi, evet şans ama çok büyük bir olay değil.” diyor. Durum buysa hiç sorun yok ama eğer gerçekten beni tanıyorsanuz o zaman internetteki anonimliğime acilen dönmem lazım. İnternette herhangi bir tanıdığın benim ben olduğumu anlaması… Halbuki çok niş yerlerde ismimi kullanıyordum. Ama hemen freak out olmayayım en iyisi.

    Like

  2. ‘Erbakan Taksim’de konuşuyordu. Tayyip Bey anons yapıyordu. Yine coşturucu şiirler okuyup gelenleri takdim ediyordu. Biz ön sıradaydık. Karşılıklı bir çekim oldu. Sonra Emine’ye ‘Ne oldu yüzün kızardı’ dedim. O da ‘Ben o zatı rüyamda gördüm. Benim onunla evleneceğim söylendi’ diye yanıt verdi. Tayyip Bey’le konuştum. Onun da niyeti olduğunu anlayınca birliktelikleri oldu.’

    Hakan’ın verdiği akıl, aklıma bu hikayeyi getirdi. Neyse.

    Hakancım ayrıca o filmde kadınla erkek gerçekten sevgili, başta oyun yapıyorlar. Bir de o açıdan bak.

    Ben ilkokulu küçük bir şehirde okudum. Sonra İzmir’e taşındık. Sınıftan çok sevdiğim bir arkadaşımla da koptuk haliyle, geçmiş zaman. Lisedeyken bir gün otobüsten indim, ki normalde bindiğimden farklı bir hattı, indiğim durak da farklıydı. Eve yürürken önünden geçtiğim bir apartmanın kapısı açıldı, gayriihtiyari kafamı çevirip baktım ben de. Evet, ta kendisi. Şimdi yine koptuk. Otobüse de binmiyorum artık 😦 Güven sana sesleniyorum, dinliyorsan bul beni.

    Like

  3. İstanbul’a okumaya gideceğim zaman maddi olarak da çok sıkışık olduğum bir dönemdi. Orada yurt buluncaya kadar en azından bir iki günlük beni ağırlayacak birisini arıyorduk babamla birlikte. Babamın arkadaşlarından iki kişi ile sözleştik otobüse binip yola çıkacakken birisi telefonu kapatmış ulaşamadık ve diğeri de ben yokum ya siz artık halledersiniz başka yerde diyip bizi başından savmıştı. Tamamen yabancı olduğum hiçbir tanıdığı olmadığım o kente giderken ben 10 saat boyunca ağladım. Çaresizlik babamı yanımda sürüklemem, otelleri aramamız bulamamamız, İstanbul’un bilinmezliği beni tam 10 saat boyunca yuttu. Varmamıza bir saat kala bir wp grubundan bu konuda yardımcı olabilecek biri olup olmadığını sorduğumda bir kişi bana ve babama evini açmıştı. 2 kız kardeş ve babaları ile kalıyorlardı ve tesadüf bu ya soy isimlerimiz aynıydı. Işte şimdi onlar benim manevi ailem oldular. Yemeklerini yemeden geçmem oralardan. Işte o zaman işte o an dedim ki hangi günün sabahında güneş doğmamış, hangi zorluğun ardından zafere ulaşılamamıştır. Bunları yazarken yine o çaresiz zamanlarım aklıma geldi duygulanıp ağladım, sevgilerimi sunuyorum size, ve zor günlerinde altından kalkan herkese.

    Like

  4. Selamlar, 04.03.2013 tarihinde gördüğüm bir rüyayı ve sonrasındaki gelişmeleri sizinle paylaşmak isterim. Çocukluğum bir sahil kasabasında geçti. Rüyamda da bu sahil kasabası var. O tarihlerde rüyalarımı not ettiğim için bu rüya halen hatırımda. Rüyada; denizdeki dalgalar sahil yoluna kadar taşıyordu. Ben ise yolda araba ile seyir halindeydim. Arabada benimle birlikte olan kişileri ise hatırlamıyorum. Neyse ki arabayla dalgaların üstünden altından yoluma devam ediyordum. O gün uyanıp kahvaltı edip işe gitmiştim. Ve aynı gün öğleden sonra uzun zamandır görüşmediğim çocukluk arkadaşım Eren beni aradı. İş yoğunluğundan telefonuna cevap verememiştim. Tabi merak etmiştim neden beni aramış olabileceğini. İlk fırsatta onu geri aradım. Biraz sohbet ediyoruz, ne yaptın ne ettin mevzusundan sonra beni asıl arama amacının o gece görmüş olduğu rüya olduğunu öğreniyorum. Gördüğü rüyada çocukluğumuzun geçtiği sahil kasabasında denize giriyormuşuz. Bunu benimle paylaşmak istemiş. Öğrenince şok olmuştum. O gece rüyamda bende bu sahil kasabasındaydım demiştim. Akıl almaz bi şeydi. Eren ve ben sürekli iletişim halinde olan insanlar değiliz ama rüyalarımızda aynı yerlerde olabilmiştik.

    Like

  5. Tesadüfler dünyayı iyiye götürüyor diyenler neye dayanarak diyor çok merak ediyorum. Ömrümde bir tane olumlu sonuçlanan tesadüfe denk gelmedim. Tesadüfler silsilesi sonucu tanıştığım eski sevgilim, sizi bana önermişti taa 2017 senesiydi olumlu olarak ucundan kıyısından bu sayılabilir. Hakan artık kendine manita bulsun ben sıkıldım bu adamın yalnızlığından ve belki de vardır cevabını kabul etmiyorum.

    Like

  6. Tesadüf diye birşey yoktur diyenlerdenim. O an başıma gelse şaşırırım ama şöyle bir döndüm kısa sayılmayacak süreli ömrüme baktım. Ovv nasıl olur böyle bir şey diyeceğim olay yok. Evet düz adamlık. İnsanların tesadüfe inanması bana şey gibi geliyor, bak dünyada varım önemliyim,evren bana değişik psişik olaylar döngüsü kurguluyor. Aslında öyle değil. Biz sandığımız kadar önemli değiliz. Burçlara, retrolara, tesadüflere inanmak insanın kendine fazladan değer atfetmesi sanırım. Oysa yalnızca dünya küçük, insanlarda kendilerine biçtiği değer kadar önemli değil. Öptüm.

    Like

  7. İlk bilgisayarım Commodore 64 kutuyu açtım içindeki kitaptaki Eğitim uygulamalarını yaptım sonra rastgele sayılar üretim bölümüne geldim bir komut vardı bunu bilgisayara girin ekrana bakın deniyordu, altta devam ediyordu ‘tabii ki sizin ekranınızdaki rakamlar da bu kitaptaki rakamlar çok farklı çünkü bu rassal sayılar’ diyordu . bütün ekran yüzlerce sayı ile dolmuştu enteresan olan benim ekrandaki sayılarla kitaptaki ekran görüntüsü birebir aynı idi, sonra birkaç kez daha denedim ama asla aynı şey olmadı. Muhtemelen random sayı algoritması çok dandik yapılmıştı vebu ana kadar girdiğim bütün karakterlerden üretiyordu

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s