Bölüm 2: Dedikodu, Gizli Irkçılık

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için: Apple iOS, Android

İkinci bölümümüze herkesin yaptığı, ancak kimsenin yaptığından bahsetmek istemediği bir eylemle başlıyoruz. Hayır, kötü kokandan bahsetmiyorum. Dedikodunun insanlık tarihine yaptığı katkılardan sonra, sağlığa faydalarını ve toplum içi fonksiyonlarını anlatıyorum. Dedikodu yaptığınız için çevrenizden tepki görüyor veya dedikodu yaparken kendinizi az da olsa suçlu hissediyorsanız, Dünya Nereye Gidiyor’un bu bölümünü kaçırmayın.

Facebook veya Instagram’da siyah çocuklarla poz verdiğiniz mutlu fotoğraflarınız varsa hemen kaldırın, çünkü bu bölümün ikinci konusu dünyayı kötüye götüren gizli ırkçılık. Anne olmaya hazırlanırken oksitosin hormonları tavan yapan Hakan; önce gizli ırkçılığı birinci elden tecrübe edenlerle empati kurmaya çalışıyor, daha sonraysa Türk insanının hangi şartlarda ırkçı olmadığını açıklıyor. Bütün bunlar ve çok daha fazlası, Dünya Nereye Gidiyor’un ikinci bölümünde.

Siz ne kadar gizli bir ırkçısınız? Test sonuçlarını yorum kısmında bekliyoruz.

Bahsedilenler: Dedikodunun sağlığa faydaları, Erkekler kadınlardan çok dedikodu yapıyor, Dunbar’ın makalesi

9 thoughts on “Bölüm 2: Dedikodu, Gizli Irkçılık”

  1. Gizli ırkçılık çok doğru bir konu. Türkiye’de bu konuda sözde çok duyarlı Beşiktaş taraftarının (farklı ten renginden Beşiktaşlılar finale uçuyorlardı dev bir pankartta mesela) Olympiacos maçında tüm maç yunanlılara küfretmesini örnek verebilirim ben de. Hapoel Be’er Sheva maçına dönmüyorum bile, İsrail’e ve musevilere nefretimiz apayrı bir yerde zaten. Son olarak da bahsettiğiniz türlü türlü ayrımcılıklar hep ataerkilliğe bağlanıyor sanki, ne dersiniz? 🙂

    Like

  2. Curry selam, turkiye’de irkcilik yok benim gordugum en buyuk turk yalanlarindan biri. irkciligi siyah beyaz perspektifinden ermenilere/rumlara cevirince her sey daha berrak oluyor, o kisimda gizlenen bir ayrimcilik yok.

    Ama kendi kulturune karsi olsa da isine gelene ses cikartmama yapisi var toplumda, bir azinligin varolabilmesi icin bir sekilde egemenin yancisi olmak zorunda. Burda bi sorum var, Turk erkeginin pembe tshirt giymeyi asiri hizlica benimsemesini, kendince kurdugu kulture aykiri olmasina ragmen “tarz” adi altinda isine geldigi icin kabullenmesini anlamlandirabiliyorum, ama bulent ersoy’un toplumda bu kadar genis sekilde kabullenebilmesini, ezan falan okunmasini nasil degerlendiriyorsunuz?

    Like

  3. dedikodu dediğimiz şey, icat edilmiş en etkili antidepresandır. hakan acaba antidepresyon ihtiyacı doğrultusunda mı ortalamanın bir hayli üstünde dedikodu yapıyor? ayrıca hakan dedikodularını sadece başkalarının ilişkileri üzerine yaptığı için kadın kategorisine giriyorum dediğini düşünüyorum.

    saat satma konusundaki “derin” yorum sansasyon yaratma amacından başka bir şey değildir, geçelim bunları. satılan her şey için benzer ve yüzeysel bir benzetme bulunabilir. türk milletinin ırkçı olmadığı yalanı tespiti güzel olmuş.

    Like

  4. Geçenlerde de bir futbol maçında fenerli bir zenci oyuncu bir araba kokuyorsun işareti yapmıştı .Bir azınlığın başka bir azınlığa yaptığı ırkçılık olayı da üstüne ayrı konuşulabilecek bir başlık aslında.

    Like

  5. Zenci ırkçılığının ortaya çıktığı anlardan biri de zenci gelinin/damadın, komşun, ev arkadaşın olmasını ister misin sorusunun sorulduğu zaman.
    Ayrıca Türkiye’de zenci az olduğu için zenci ırkçılığı da az ama diğer milletlere karşı çok açık görülen bir ırkçılık nasıl inkar edilebiliyor?

    Like

Leave a Reply to Anonymous Cancel reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s