Bölüm 104: Direkt Arkadaş Olmak, Misafirliğe Gelip Eve Yerleşenler

Haftalık bölümlere ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Ani arkadaşlıkta sapıklık ve yavşaklık eşiği, yaşlılıkta yalnızlık zorunlu mu, hologramla dostluğu sürdürmek, misafirin ev sahibine dönüşmesi, kural ve adetlerin gerekliliği, tarihte ve dinlerde misafirlik ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

11 thoughts on “Bölüm 104: Direkt Arkadaş Olmak, Misafirliğe Gelip Eve Yerleşenler”

    1. bence hakanın sesi aleksin olmalıydı öyle davudi bişeyi var bence aleksin ses olarak. aleks bu postu okuyorsan sen sen değilsin dostum 🙂 bi de beni tanıyın podcastı çekseenize, kimsiniz olm direkt arkadaş hedesinde şişko, asosyal yazılımcı ve bekar olan erkek portresi çizdiniz otuzların başında mesela. o zaman çokzel.

      Like

  1. Epik’le ilgili söylediğiniz her şey kötü. Kafamda Recep İvedik canlanıyor. Özellikle çorabını çıkarıp ayaklarını koyuşu…

    Like

  2. En sevdiğim dng gelmiş: aleks vs hakan. Salt, yalın ve huzurlu:D Ve o msfr nedir ya:D aynı şoku yaşadım hakanla, kahkahayı bastım. Yaşlılık zor, bir gün geleceğini bilmek zor, gelmezse de düşündürücü tabi, gelirse de kendini toprağa yeşile arıya vericeksin galiba. Çok güzel bölümdü.

    Like

  3. Misafir ortaklaşa belirlenmiş olan çizgileri fazla zorlamamalı, hiç kusura bakmayın biraz haddinizi bilmekten zarar gelmez. Alex misafir masrafdır dediğinde metroda haykırdım, biraz deli gibi hissetmiş olsamda var ol 😀 Bu arada Epik özür dilerim ama harbi hayvanmışsın be abim ahahaha keyifli bir bölümdü sağ olun.

    Like

  4. Bir de akrabalarin misadirlikleri vardir ki en kotusudur. Arkadaşlara biraz daha söz geçirip müdahale edebiliyoruz ama akrabalar çyle mi? Onlar kendilerini daha da bi ev sahibi hissederler. Evdeki her esyaya salca olur, her seye yorum yaparlar. Beğenmedikleri eşyaları atıp yeni eşyalar almaya kadar varır iş. Halam bir keresinde tv kanallarinin siralanisini begenmeyip kendine gore ayarlamisti. Sonra o telefonlar niye acilmiyor diye küsüyorlar. Keşke akrabalarla hep dışarda buluşsak.
    Bi de sizi ne zaman göreceğiz artık? 😃

    Like

  5. bu genellemenin katılmadığım tarafları da olsa insanların ikiye ayrıldığı söylenir; (hepimizin başka insanların kafasında bi kredisinin/notunun olduğunu düşünelim) tanıştığı herkese nötr olup, o kişilerin ilerdeki davranış, hal ve hareketlerine göre kafalarındaki krediyi yükseltenler vs. tanıştığı insanlara pozitif yaklaşıp, en başta verdiği yüksek krediyi o kişinin hatasına, yanlışına göre sonradan kıranlar. (herkese negatif yaklaşan bi üçüncü grup da illaki vardır ama olmasalar bence daha iyi) işte bence bu ikinci grup dünyayı iyiye götürüyor; insana ve insanlığa dair umudunu yitirmemiş, iyiyi ve iyiliği kovalayan bir güruh dünyayı kötüye götürüyor olamaz.
    ayrıca tanıştığı insanlarla direkt arkadaş olabilenler çoğu zaman tek çocuktur çünkü çocuklukları yalnız ve arkadaşsız geçmiştir, bir insanla nasıl arkadaş olunur, iyi bilirler ve arkadaşlıkları ekseriyetle uzun sürer.

    Like

  6. Yeni tanıştığım kişiyle hemen arkadaş olurum. Hatta yoldan geçen birisi selam verse bile arkadaş olurum. Arkadaşlarımın şehir dışından gelen tanıdıkları hep bende kalırlar. Eve gelen misafirden de ev işlerinde yardım beklerim. Ev işlerine ve ekonomisine katkıda bulunuyorsa istediği zaman gelip kalabilir. Öğrenci evi kaosla beslendiği için durum böyle sanırım. İleride düşüncelerim ve tavrım değişir diye düşünüyorum.

    Like

  7. Direkt arkadaş olma konusunda bence şu yönden bakabiliriz.Kısa sürede bir insanda olumlu intiba uyandırmak için onu o sürede en azından belirli ölçüde analiz etmiş olmak gerekir. Burada bahsettiğim insan türü herkese yavşayan gibi konuşanlar değil. Kısa sürede konuşabildiğin insanlar. Bunu başaran insanların iyi birer gözlemci olduğunu düşünüyorum. Sonuçta ilk muhabbetlerini bu insanlar genellikle ortak bir nokta bulup onun üzerine kurarlar. Bu da bir eşleme algoritması olup beyninde nasıl bir bilgisayar gibi çalıştığının neyse çok uzattım podcaste devam.. 🙂

    Like

  8. Epik gibi bi arkadaşım olsaydı evimde çoraplarını çıkarıp maç izlemesini beklemez, pantolonumu atarak telefon ekranımın kırılmasına sebep olduğu ve bunun için özür bile dilemediğinde onunla arama mesafe koyar, pizzalı ellerini koltukta temizlemeye kalktığında ise onu hayatımdan tamamen çıkarırdım heralde. Sizin arkadaşlığınız hala devam ettiğine göre Epik geriye kalan tüm özellikleriyle şahane biri olmalı. 🙂

    Like

  9. dönüp dönüp ömer’li bölümleri dinliyorum. uyaran insanlar bölümündeki esprileri muazzam. seviliyorsun kardeşim.

    bölümdeki ırakta lise mi okuyormuş esprisinde düştüm.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s