Bölüm 122: Kişisel Gelişim Eğitimleri


Haftalık bölümlere ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

İnsan olmayı öğrenen mühendisler, zoraki sosyallik, temel adab-ı muaşeret kurallarını öğrenmek, kendini puanlamak, işçilerin kendini suçlamasını sağlamak, insan davranışlarını formülize etmeye çalışmak ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

11 thoughts on “Bölüm 122: Kişisel Gelişim Eğitimleri”

  1. Lisenin başından itibaren kitap alışkanlığı kazanmak adına onlarca kişisel gelişim kitabı okudum. Hayata uygulanabilirliği sıfır, saçma sapan pembe dünyalarda geçiyor hepsi. Amerikan bir yazarın milyonlarca satmış bestseller kitabında şu minvalde şeyler yazıyordu: “Sizi sinirlendiren kişiyi 100 yaşında ve ölüm döşeğinde düşünün ve ona şefkatle yanaşın vs” Derste yere balgam atan sınıfın barzosuna karşı hiç de etki etmiyordu bu yöntem. İşin sonunda bu kitapları tiye alan “Hıdır Kişisel Gelişiyor” adlı kitabı okudum, sonra kişisel gelişime tövbe edip bıraktım. O günden beridir kitapçıda bile görsem kişisel gelişim kitaplarından gözlerimi kaçırırım. Yazarına sonsuz teşekkürler.

    Like

  2. Şirketlerin çalışanlarının katılmasını zorunlu tuttuğu koçluk, liderlik vs. eğitimlerinden daha kötü bir şey varsa o da bu eğitim ve seminerlerin hafta sonu yapılanları! Bunlar genelde şehirdeki otel toplantı salonlarından ziyade Şile, Ağva, Sapanca gibi yerlerde, doğa içinde kurulu tesislerde gerçekleştirilir. Spor giyim tarzıyla katılımınız teşvik edilerek, “adeta doğayla baş başa tatildeyim” hissiyle motive olmanızı hedeflerler. Başlık ve içerik yine %70-80 oranında birbiriyle alakasızdır, niteliği vasat düzeydedir. Şanslıysanız bu işkenceye sadece Cumartesi günü maruz kalarak paçayı kurtarırsınız.

    Liked by 1 person

  3. Eminim birçok kişi hayatının bi döneminde kişisel gelişim kitapları okumuştur. Bir keresinde öz güvenimi artırmak için okuduğum kitaptaki öğretileri uygulamaya çalışmıştım ve istediklerim olmayınca daha da öz güvensiz olmuştum. Bi’ de ‘sadece aptallar 8 saat uyur’ kitabını lisenin sınav haftasında okuyup birkaç sınavımı kaçırmıştım uyuyakaldığım için. 8 senedir bu kitapları okumuyorum 8 senedir kişisel olarak bir hayli yol aldım

    Like

  4. Kisisel gelisim kitaplarinin da son 5 yil icinde felsefelerinin degistigini dusunuyorum. Bahsettiginiz gibi bir bilardo masasi deligine girmeye bizi heveslendirmelerinden cok hayatin akisinda kendimizi bir anda top olarak buldugumuzu ve bununla ne yapmak istedigimize karar vermemiz gerektigini anlatiyorlar gibi geliyor. Artik “basarili” olmak eski etkiyi birakmiyor insanlar uzerinde. Sonuc odakli bir duzenden (delige girdin mi girmedin mi gibisinden) daha rahatlamis ve bireysellesmis bir duzene geciliyor sanki artik. Yolculugumuz daha cok onem kazandi ve tektiplestirmeye tesvik gunleri bi nebze daha geride kaldi bence.

    Like

    1. Katıldığınız boktan bir eğitim nedeniyle tüm kişisel gelişim camiasını boktan ve afedersiniz osuruktan teyyare olarak nitelendirmenize açıkçası şaşırdım. Evet, farklı düşünmeyi öğretmeye çalışırken kendi klişelerini oluşturan kişisel gelişim eğitimleri var. Ancak klişelerle dolu olmayan, gerçekten pratik ve bilimin desteklediği bilgilere dayanan çok sayıda kişisel gelişim eğitimi de bulunmakta.

      Ama bu bölümde aleks, hakan ve az konuşan kızın tavırlarını lisede popi olmaya kasıp, her şeyi dalgaya alan tiplere benzettim. Her şeyi dedike olarak yapın demiyorum ama ciddiye almadğınız eğitime gitmek zorunda olmadığınızı düşünüyorum. 2. eğitimde görüşmek üzere.

      Like

  5. kötü yorum yapan insanlara verdiğiniz cevaplara çok gülüyorum bu nasıl bir kudurtuculuk böyle. Yine çok eğlenceli bir bölümdü

    Like

  6. Bu kurumsal eğitimler, eğitimi verenler dışında hiç kimseye bir şey katmıyor. En iyi yanı, sizin söylediğiniz gibi çay, kahve ve işten yırtma kısmı. İş yerinde hiçbirimiz maalesef sıklıkla EQ’su yüksek insanlarla çalışma fırsatı bulamıyoruz. Bu eğitimler de bunu geliştirmek için bir fırsat gibi görülse de İK’nın ve çalışanların yıl sonu KPI’larını doldurmaktan öteye geçemiyor. Çünkü kişisel olarak gelişmek; okuyarak, dinleyerek, seyahat ederek, durarak, kafa yorarak oluyor. mesai isteyen bir uğraş. o yüzden çalışanları kendine döndürüp, yaptığı şeyi sorgulayan bir kültür yaratmayan hiçbir eğitim zaten bir şey ifade etmez. Bu tutum da eğitimle oluşacak bir şey değil. konunun uzmanı değilim ama herhalde ancak role play ile filan olabilir gibi geliyor bana.
    bence bu konuda en iyisi çalışanların özel ilgi alanlarına ve hatta hobilerine yönelik belirlenecek kişisel eğitimler olabilir. hem çalışan kendisini başarısız hissetmez, ilgi alanına yönelik yeni bir şey öğrendiği için de hem kendini iyi hisseder hem de şirketine bir tık daha sadık hale gelebilir. kişi sonrasında işi konusunda da kendini daha iyi ifade edebilecek hale gelir. bizim şirketler sanıyor ki EQ, EQ eğitimiyle gelişiyor ama o iş pek öyle değil 🙂

    Like

  7. Yaklaşık 3 senedir ailem ve ben Kanada’da yaşıyoruz.Bu bölümde konuştuğunuz eğitimlere benzer eğitimleri göçmenlerin almasını istiyorlar. Bunun ismini de “Canadian culture’a uyum” diyorlar. Özne Nesle olayının en güzel örneği bu eğitimler. Diğer taraftan düşününce de dünyanın her yerinden adam geliyor ama bunların hepsi belli bir iş yaşam vs tecrübesi olan insanlar ama sonuçta “Hanzoluk” bunlarla geçmiyor. Bir yerde yapmak zorunda kalıyorlar diye düşünüyorum. Bunu Canadian culture yerine insan olmanın şartı diye pazarlasalar belki daha doğru olacak. Daha uç bir örnek vermem gerekirse eşimin girdiği eğitimlerin birinde dağıtılan kağıtlarda nasıl el yıkanacağına dair bilgiler vardı.
    Burada bu işten para kazanan bir kesim var. Ben bu işlerin bu kadar abartılma nedeninin bu kesime para kazandırmadan dolayı olduğunu düşünüyorum. Bu insanlar günlük hayatta nasıl davranılmasından CV oluşturmaya kadar çeşitli konularda eğitim veriyorlar.
    Yorumum sizin konuştuklarınızdan biraz farklı ama bence çok benzer yanları var.
    Selamlar

    Like

  8. Elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum henüz delirmedim çünkü hazırlıktayım.

    Kişisel gelişim isteği bende lisenin ortasında başladı,hızlı bitti gibi ama arafda da olabilirim.Yaşımdan dolayı herhalde hala boş bir adamım gelişemedim,birde yavaş yavaş şunu anlıyorum bu bir hap ya da download edilen bir dosya gibi değil ki 2 kitap,5 tane ted x konuşması ve çesitli seminerlerle tamamlanmayacak.”Deneyimler asıl önemli olan şey” diyeceğim de her şeyi deneyimlemek istiyorum bu aralar ancak bunun olmayacağını da biliyorum.Bu da motivasyonculardan üstümde kalan şeylerden biri.

    Bu batağa düşmek bence özgüvensizlikle ilgili kendimden biliyorum,depresyon + özgüvensizlik = kişisel gelişime bağlanmak,özgüvensizlikten kurtulunursa kişisel gelişimcilere ihtiyaç kalmıyacak.

    Like

  9. Ben ABD’de yaşıyorum ve burada da böyle saçma sapan eğitimlere katılmak zorunda kalıyorum. İş yerimde bir sürü zorunlu eğitimler var. Mesela, geçen ayda çalıştığım bir platformun güncellemesi vardı ve biz geçen hafta yeni arayüzü “öğrenmek” zorunda kaldık. İki saat kaybettik öylece çünkü platformun yüzü pek değişmedi, bir de biz o eğitimden önce bir-iki hafta içinde o platformu yoğun olarak kullandık. Gelecek hafta bir liderlik eğitimine katılacağım.

    Bunun dışında cinsel taciz, intiharı önleme, bilgi güvenliği gibi eğitimler var. Acaba, Türkiye’de iş yerlerinde öyle bir şey var mı?

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s