Bölüm 129: Oteller, Dışarıda Tuvalete Gitmek


Haftalık bölümlere ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Oteller ve yaşanmışlık hissi, her gün sıfırlanmak, otel odasında ayakkabıyla gezmek, hosteller, otel yatakları, yastıkları ve barları, mahremiyet eksikliği, alaturka rezaleti, otelde tuvalete gitmek ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

15 thoughts on “Bölüm 129: Oteller, Dışarıda Tuvalete Gitmek”

  1. Dışarıdaki tuvaletlerle ve tuvalete gidenlerle ilgili o kadar çok sorun var ki…Mesela bazı tuvaletleri kabin tarzında yapıyorlar, üst taraf komple açık. Biz neden birbirimizin sesini duyuyoruz kardeşim yapsanıza şunu tavana kadar, çişimizin sesini duyurmamak için ne hallere giriyoruz.Onu geçtim kadınlar tuvaleti tam bir facia, kirliliğinden ötürü değil sürekli dolu olmasından ve sürekli sıra olmasından dolayı bir felaket. Herkesin mi hiperaktif mesanesi var nedir yani !! Son olarak söylemek istediğim tek bir şey var, hemcinslerim ne kadar insana ulaşırsak bizim için o kadar iyi olacaktır. Lütfen yalvarıyorum işiniz bittiyse, elinizi yıkayıp kuruladıysanız, siktir olup gidin oradan. Canberk’in masanın karşısından size attığı bakışlarla zerre ilgilenmiyoruz. Muhabbet etmeniz istenseydi çay, kahve servisini tuvalete de yapıyor olurlardı öyle değil mi ?

    Like

  2. Öğrenci bütçesiyle yaptığım amsterdam seyehatinde 7 gün 2 farklı 8 kişilik hostel odasında kalmıştım.İkisindede cinsiyet ayrımı yoktu.Tabiki ilk başta güvenlik açısından şüphelerim vardı telefon cüzdan çalınması vs. gibi daha sonra gördüğüm insanların eşyaları gayet ortalıktaydı kilitli dolapları bile kullanmıyordu enteresan bir güven ortamı vardı başıma herhangi birşey gelmedi üstüne bir çok arkadas edinip birlikte vakit geçirip eglenmistim yalnız seyehat edenlere öneririm.

    Like

  3. bi kaç yıl önce dayanamayıp alaturka tuvalet kullanmak zorunda kalmıştım çömelmemle birlikte telefonum cebimden deliğin içine düşmüştü mecburen üstüne sıçıp sifonu çekmiştim o gün bu gündür lanet ediyorum alaturkaya

    Like

  4. Hocam neredeyse her hafta Taksim’de bir otelde toplantım var, yemeksepetini de çatır çatır söylüyorum. Orospu çocukları bendrn 2 kurabiye 1 çay için 45TL alıyor, o yemeği yememi engellerse içinden geçerim o otelin ve çalışanlarının.

    Like

  5. Hostel pişmanlıktır* ”interrail ruhuna hostel uygun düşer” diye sağda solda okuyunca inandım. amsterdam’da 12 kişilik bir odada kalmıştım. ayrılmadan önce dağıtmak istedim. gece geç saatlerde kafa uçuk bi’ şekilde, uber şoförünün de türk çıkmasıyla odaya ulaşabildim. mevcut kafa ile müzik dinleyerek uyumak cazip geldi. pahalı bir markanın çok sevdiğim,aşırı işlevsel su geçirmez, bluetooth kulaklığı ile uyudum ve tahmin edileceği üzere sabah yoktu. önce sakin bir şekilde her yeri didik didik ettim ama bulamadım. odadakilere sormaya da cüret edemedim. lobiye inip durumu izah ettim ”check out saatinde biz de kontrol ederiz” dediler ama dönüş olumsuzdu.
    *bazı kurumsal hosteller var neredeyse her ülkede bulunan. bunların farklı opsiyonları var ve aşırı geniş, temiz, düzenli odalarda kaliteli hizmet sunuyorlar.

    Like

  6. Geçen yaz gittiğimiz tatilde gecenin 5’inde karnımız acıktı. Otelin oda servisini aradık ama bu saatte çalışmadıklarını söylediler. Aynı zamanda otelin restoranı ve barı falan da kapalıydı. Bu arada Çeşme’nin en büyük otellerinin birinden bahsediyorum, baya şaşırmıştık. Bari yakınlarda açık bir yerler varsa gidelim dedik, lobiye indik. Kaldığımız yer merkeze uzak olduğu için ancak araçla gidebiliriz ama alkollüyüz. Taksi çağırıp gidene kadar da en az 45-50dk geçicek. Biz ne yapsak diye düşünürken lobiden kudretli bir ses yükseldi “Beyefendi, isterseniz Yemeksepeti’nden sipariş verebilirsiniz.”.

    Like

  7. Alaturka tuvaletler konusunda taharet musluğu olmaması, sifon vb konularda size katılıyorum ama aleks’in söylediği “Tuvalette ne kadar az şeye dokursan o kadar iyi” konusuna değinmek istiyorum. Biyolojik saatiniz nasıl olursa olsun sağlık ,başka şehirde olmak, eve gitmenize saat olması vb durumlaryüzünden dışarıda tuvalete girmek zorunda kalıyorsunuz, yoksa hoş olmayan durumlar içinde kalırsınız. Bu durumlarda alaturka tuvalet can dostunuz oluyor çünkü diğer seçeneğiniz alafranga tuvaletlerde;
    Ardınızın tamamı üzerine yıllar boyunca başka ardların oturduğu, çişlerin damladığı, bazen ayak ile çıkıldığı klozetlere değmek zorunda kalıyor. İşinizin gördüğünüz süre boyunca orda yıllar içerisinde medeniyet kurmuş olan bakteri mikroplarla yaşıyorsunuz. İstediğiniz kadar peçete dizin hepimiz biliyoruz ki oturduğumuz anda o peçeteler kayacak ve soğuk klozet soğuğunu hissedeceğiz. Alaturka tuvalet sıfır temas ve bence umuma açık alanlarda en hijyenik seçenek ve en büyük kurtarıcınız.

    Like

  8. İşyerinde tuvalete gitmek gerçekten en kötüsü olabilir. Özellikle patronunuz gayri ciddi ve şakacı biriyse. Her tuvalete girdiğinizde ardı arkası gelmeyen şakalar beni bitiriyor

    Like

  9. Oteller bana hep iş seyahatlerini hatırlattığı için otel kelimesi beni ürkütüyor. Öncesinde bavul hazırlamak, sonrasında o bavulu boşaltmak ve tekrar yerleştirmek zulüm geliyor. Otele varıp çantayı açtığımda aa şunu unutmuşum diye yankılanan duvarlar. Otellerde ev konforu aradığım için otelleri samimi bulmuyorum. Aşırı titiz biri olduğum için otel odalarında yalın ayak değil ayakta eriyen terliklerle dolaşıyorum. Tabii otellerin yani iş seyahatlerinin en sevdiğim yanı 3 öğün beleşe yiyip, içip ardından harcırah almak.
    Dışarıdaki tuvalete girmek konusuna gelince kabul edelim pek temiz bir millet değiliz. Mesela bizim iş yerinde tuvaleti kullandıktan sonra sifonu çekmeyen hanzolar var. Bu kişilerin vatandaşlıktan çıkarılması gerekiyor. Bu manzarayı görünce çişim geri kaçıyor. İş yerim evime çok yakın olduğu için bütün tuvalet ihtiyacımı öğle arasında evde görüyorum. Dışarıdaki tuvaletlere üç metre yaklaştığınız zaman sidik kokusunu duyuyorsunuz. Hadi onu geçtim lanet olası kara sineklerle dolu bir ortam elimizi kolumuzu sallarken sanırım deliği pek tutturamıyoruz. Bu kadar pisliğin başka bir açıklaması olabilir ama muhabbet o kadar da boka sarmasın. Bu arada alaturka tuvaletin yasaklanması hakkında kanun hükmünde kararname çıkarılması konusunu gündeme getirmek istiyorum.

    Like

  10. Tuvalet muhabetini yaparken ulkemizdeki tuvaletler ile yurtdisindaki tuvaletleri karsilastirmanizi bekledim. Ulke sinirlari icinde cok cok acil olmadikca disarda tuvalete gitmezken gerek Amerika gerek Avrupa’da (bar tuvaletleri haric) tuvalete gitmekten çekinmiyorum. Bence bu biraz insanlarin tuvalet kulturu yada aliskanligi kazanmasi ile ilgili bir konu ve malesef bizde gercekten cok kotu. Alaturka tuvalete sadece askerde gitmis biri olarak Hakan’a sormak isterim askerde alaturkaya gitmedi mi? Gitmediyse gercekten cok sansli.

    Hala zaman zaman hostelde kalan biri olarak hostellerin en buyuk dezavantajinin guvenlik oldugu gercegi inkar edilemez. Gittiginiz ulke cok guvenilir olsa bile sizinle kalan insanlar genellikle international olacagi icin hirsizlik ihtimali her zaman mevcut. Fakat, insanlarla kolay iletisime gecme imkani ozellikle yalniz seyahat eden kisilerin hosteli secmesinde en onemli neden. En azindan sıkılmadan yeni tanistigin kisiler ile bilmedigin bir sehri kesfederek veya lobide oyun oynayarak iyi zaman gecirebilirsin.

    Like

  11. Hem Avrupa hem Türkiye’de yaşamış olan biri olarak üstteki tuvalet kültürü bahsedilen görüşlerine katılmıyorum. Bence, Türkler genel olarak Avrupalılardan ve Amerikalılardan daha titiz.

    Türk kadınların çoğu tuvalette işleri yaptıktan sonra elleri sabunla yıkar; Batı’da çok kadın tuvalette elleri ya sade suyla yıkar ya hiç yıkmazlar. Bir de Amerika’da kadınlar kabinler içinde telefonları, çantaları, ceketleri ve diğer eşyaları yere koyuyorlar (bizim kabinlerimizde ayırma duvarın aşağı tarafı da olmayabilir ve siz diğer insanın ayakları görebilirsiniz). Amerikalı ve Avrupalı erkekler mikrop ve pislik konularında Türk erkeklere kadar hassas değil. Bu tabii ki özel gözlemlere dayalı bir görüş.

    Humble bragging yapmış olmayayım da 😁gördüğüm en güzel tuvalet Atatürk Havalimanın business lounge’ında bulunur. Geniş ve tertemiz, mis gibi kokuyor, giriş bölgesinde makyaj masaları ve farklı tuvalet malzemeleri var. Titiz olmayanlar gerçekten çay içebilir orada. 😝 Amerika’da kıyaslanabilir seviyede tuvaletler o kadar güzel değil.

    Bu arada, ben gerçekten Türk değilim. Ne Türk ailem ne de akrabam var. Hatta şu anda bir tek bile Türk arkadaşım yok. Aleks Türkçeyi yetişkin olarak öğrendiğimi doğru tahmin etti. Onun söylediği gibi fazla doğru yazmaya çalışıyorum, ama yine de ana dili Türkçe olanlar hiç yapmadığı hatalar yapıyorum. Bunun farkındayım.

    Aleks ve Hakan, bu podkast için size çok teşekkür etmek istiyorum. Siz olmazsanız, ben Türk toplumun hakkında bu kadar çok enteresan şeyler öğrenemezdim.

    Like

  12. İş icabı Anadolu şehirlerindeki otellerde 2-3 ay gibi sürelerde kalmış biri olarak duygularıma tercüman oldunuz. Bu kadar uzun süre kalınca otel bir lüks olmaktan çıkıp bir sürgün edilmişlik hissi yaşatıyor. Öyle bir mutsuzluk sarıyor ki, akşamları okurum diye getirdiğiniz kitabın kapağını açamıyorsunuz, yalnızlıktan flörtünüze sarıp mesajlarınızla onu bunaltıp kaçırıyorsunuz. Benim kurtuluşum, akşamları şehirde alkol alınabilecek tek yer olan Hilton’un barına gidip içmekti. Tek olarak gitmenin bu kadar makul olduğu başka bir bar yoktur gerçekten. Sonunda yine hilton’un barında, alkollü bir gecenin sonunda müdürümle kavga edip kovulmuştum.

    Like

  13. Yemeksepetinden 2 defa sipariş verdim otelde. İlkinde sushi yemek istemiştim ama otelin restoranında olmadığı için sorun olmaz dediler dışarıdan sipariş vermem. Diğer otelde kesinlikle yasak olduğunu söylediler ben yinede siparişi verip, notada siparişi otelinin karşısında teslim alıcağımı yazdım sipariş geldiğinden yemeği Zara poşetine koyup öyle çıkarmıştım odaya 🙂

    Like

  14. Eğer bir günden fazla kalacaksam asılacaklarımı asar, temizlik ve bakım malzememi banyoya dizer, ortalıktaki ıvır zıvırımı çekmecelere yerleştiririm. Daha önemlisi ortalık batana, çarşaf havlu vs kirlenene kadar odaya temizlikçi sokmam, çakarım ‘lütfen rahatsız etmeyin’ kağıdını kapı koluna. Ama otelleri genel olarak severim.

    Aleks vücuduna ve ifrazatına çok yabancılaşmış; alt tarafı bok, abartmaya değmez. Anal dönemle ilgili sorunları var sanırım? Uzman görüşü öneriyorum 🙂

    Like

  15. Is geregi diyenlere uyuz olsam da is geregi mobilim. Herkes bir gun humble brag yapmak zorunda kalacaktir. Bunlardan bir tanesinde Stockholm’de kalmam gerekti ve gercekten tasarrufla kurtarilcak paralar degildi ve 30 yasimda hostelde kalmak zorunda kaldim. Tovbeler olsun bir daha gidersem. Gerekirse uc ay tas yerim ama hostelde kalmam dedirtti. Zaten ben haric herkes 18 yasinda. Ancak zirveyi kulakliksiz “Fifty Shades of Grey” dinleyip dev paket peynirli cips yiyen gencoda yasadim.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s