Bölüm 130: Magazin

Haftalık bölümlere ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

Ünlülerin hayatını merak etmek, polemikçiliğin ölümü, Can Yaman, magazinde performans düşüklüğü, efsane muhabirler, internet ünlüleri, sosyal medyanın magazine etkisi, Şokopop ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

12 thoughts on “Bölüm 130: Magazin”

  1. Magazin programları dünyayı kötüye götürse de kendimi izlemekten alıkoyamıyorum. Elit bir birey olarak şömine karşısında şarap yudumluyatak kitap okumam gerekirken magazin programlarını izlediğim için her programın sonunda masturbaston pişmanlığı yaşıyorum.

    Like

  2. En iyi magazin hikayeleri listemde 1 numara Çağla Şikel’in tostumu yedim bekliyorum mesajıdır. 2 numaraya Gökhan Özen’in jet skiyle 10 saat kayboluşunu mu yoksa Hande Ataizi’nin pencereye sıkışmasını mı koymalıyım bilemedim.Siz seçin.

    Like

  3. Hakan’ın hocasını çok seviyorum.Çok tatlı biri.En sevdiğim magazin hikayesi de Kaya Çilingiroğlu’ nun ferrari sorusunu Feraye olarak anlaması.

    Like

  4. Konu dışı olabilir. Üstünden zaman geçmiş olabilir ama söylemem lazım. Hakan sayesinde sürekli aklımda “you know what? fuck you!” sesleri yankılanıyor. O egzotik ses tonu, o muhteşem tını beni benden almıştı. O kadar etkilendim ki ekran kaydı aldım her gün mutlaka dinliyorum. Ve benim için bir dahaki bölümde tekrar o edebi cümlelerle kulağımı şenlendirirse çok sevinirim

    Like

  5. Normalde karar almıştım, magazin programlarında ben konuşulana kadar izlemiyorum diye. Ama geçen gün kanallarda gezerken denk geldim.
    Bu can yaman olayında komple konuşmayı biplemişler bakın ne oldu az sonra diyorlardı. Fark ettim ki eski numarası kalmamış magazinin. Çünkü ben 1 gün önce aynı videoyu 50 kez her türlü sosyal mecrada gördüm. Sosyal medya artık daha aktif ve hızlı.

    Bu arada magazinin internet fenomenleri için olan versiyonu da yavaş yavaş gelişiyor. Youtube kanalları ve instagram hesapları var, tartışmaları falan derleyip paylaşıyorlar.
    Millet kafayı yemiş.

    Like

  6. Tuvalet bölümüyle ilgili geç de olsa bir anımı paylaşıp ufak da bir eleştiri yapmak istiyorum.

    Yahu iki tip tuvaletin de her türlü “bokunu” pisliğini betimleyip nasıl taharet musluğuna girmediniz. Bir de “indian toilet” google’layıp görsellere bakmanızı tavsiye ederim. Adamlar alaturka tuvaletteki maşrapa saçmalığına çözüm bulmuş. Oradaki çeşmenin ucuna duş başlığı takmışlar, çim sular gibi götünüzü yıkıyorsunuz. Ama bu hala alaturkanın iğrenç olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çin’deki lüks alafranga tuvaletlerde ise robotik bir kol çıkıp poponuzu suluyor hatta su sıcaklığını oturduğunuz yerin sıcaklığını falan ayarlayabiliyorsunuz. O kadarı da fazla olabilir. Bence Türkler optimuma çok yaklaşmış. Alafranga gayet başarılı bir de şu musluk vanasını sensörlü yapsalar..

    Anım ise bir nevi travma yukarıdaki bilgilerin kaynağı yoksa tesisatçı değilim hani.
    Erasmus öğrenci değişimi programıyla 6 ay kadar Polonya’da yaşama şansım oldu. Yurtta tuvalet ve duşlar unisex ve tabii ki taharet musluğu yoktu. Hadi musluksuzluk bir yana, kendimi psikolojik olarak hazırlamıştım. Fakat unisex olayı ters köşe yaptı.
    Malum Polonya sarışın renkli gözlü kızlarıyla ünlüyken ülkeye iner inmez kızların pembe sıçtığına inanmıştım. Fakat o iş öyle değilmiş abiler. O ceylan gibi hatunlar ossura osura patır kütür bir sıçıyor ki anlatamam. Daha bu durumu sindirememişken 2. haftanın sonunda okuldaki sorumlumuzdan tuvalet kullanımı şikayetleriyle ilgili bir mail aldık. Mailin son cümlesi “Toilet paper goes to TOILET!!!” idi. Sanırım taharet musluğu olmayan bir tuvallette hemen yanınızda tepeleme boklu peçete ile dolu çöp kovası varken tuvalet kabininin nasıl koktuğunu tahmin edersiniz. Nefes tutarak sıçmaya çalışmak bambaşka bir psikoloji.

    Kahrolsun tuvalet gideri tıkanıyor uyarıları!!!!

    Gece kulübünün tuvaletinde kusmuğa basıp kayarak yere kapaklanma hikayemi ise bir sonraki tuvalet bölümüne saklıyorum.

    Like

  7. Can Yaman’ın “arkaya gel” mevzusu keşşşşke şu bölümden önce olsaydı.

    Emre Aşık – Yağmur Sarnıç boşanmasını atladınız. Beyaz TV magazininin Emre Aşık’ı televizyona çıkarıp pohpohlarken şak diye Yağmur Sarnıç’ı bağlamaları, çocukları mahkeme yoluyla evden aldırırken çıkan videolar falan geçen yazın büyük olayıydı. Youtube’da karşılıklı ağlamalı videolar falan var ama özellikle şu videoyu bir izleyin: https://www.youtube.com/watch?v=rlGOxNCwxhs
    Bu da bonusu: https://www.youtube.com/watch?v=j-dWBDsU3j4

    Evli adamların ahlak bekçisi Seren Serengil yazın bebeğini düşürdü. Kocasının kardeşi Eylem İpek’in kan düşmanı Gülben Ergen’le yakınlığı ve istenmeyen gelin oluşu yazın büyük olaylarındandı. Bu aralar Seren Serengil sessizleşti. https://www.youtube.com/watch?v=g3Z9F9YqgoM
    Midenizi kaldırmak için de: https://www.youtube.com/watch?v=R1xyyQ-CuAg

    Geçenlerde no name oyuncu Ertan Saban’ın söyle bi videosu çıktı ama eşi bir şey demeyince bastırıldı. Çok güzel potansiyeli olan bi haber: https://www.youtube.com/watch?v=dmCToS44_xE

    İbrahim Kutluay – Demet Şener boşanmasında Demet Şener’e Edwina Sponza’nın iç çamaşırı ve nude göndermesi fena haber değildi.

    Arto’dan bahsettiniz, geçenlerde Çağla Şıkel’e saldırdı. Üsturuplu giyinmeyi senden mi öğrenicez, gittin TV programında memeni açtın diye. Orada da Çağla Şikel konuşmayınca asaletinden dolayı takdir toplayıp olayı yine kapattılar.

    Ve artık magazin programları sunucuları da bilinen kişiler oldukları için magazin figürleriyle ilişkilerinin program akışını ve yorumlarını nasıl yönlendirdiğini de birkaç ayrı programı düzenli olarak izleyenler fark ediyordur.

    Yeşim Salkım’ın sürekli çıkıp eski kocaları ve Gülben Ergen’den bahsederek magazini domine etmeyeceği heyecanda haberler gelmesi dileğiyle…

    Ateşli magazin neferinizden sevdiler…

    Like

    1. Magazini oldum olası sevmedim.Toplumda şöyle bir algı var.”Eğer yaptığın iş nedeniyle ünlüysen o zaman insanların senin özel hayatına ilgi duyması özel hayatının ekranlarda boy boy gösterilmesi seni rahatsız etmemeli. Ünlü olduğun için biz senin hayatını takip edebiliriz ve senin dedikonu yapabiliriz.” Magazin takip eden insanların tamamen empatiden yoksun olduklarını düşünüyorum.

      Magazin dünyasında en nefret ettiğim tipler ise sizin de bahsettiğiniz polemik yaratan muhabirler. Ünlülerin yanına masumane bir şekilde yaklaşıp arkadaşına sorsa muhtemelen dayak yiyeceği soruları çat diye sormaları ve ünlülerin de bu soruya cevap vermezsem benim hakkımda ne düşünürler çaresizliği,beni gerçekten üzüyor.
      Herhangi bir tanıdığınızın böyle bir insan olduğunu düşünün yavşak yavşak hareketleri ile ortamlarda sizin sırlarınızı söyleyip rezil ettiğini düşünün. Hayatsız dalyaraklar. En iyi magazin olayı sormuşsunuz.
      Evet beklediğinizi biliyorum, o röportaj, karakterli, kişilikli ve köşeli, yüce Ozan Güvenin 2 dakikalık sanat eseri. 19 yaşındaki dalyarağa hayatının dersini vermesi ardından sözlerini ciddiye alması için içkili olmadığını belirtmesi, bayılıyorum, orgazm oluyorum resmen. Magazin dünyasında yaşanmış tek iyi olay. Son olarak Aleks sende bir sıkıntı yok normal olan şahsen tanımadığın insanların özel hayatını merak etmemek. Ediyorsan da işgal etmemek, edenlere prim vermemek.

      Like

  8. İzzet Yıldızhan ve Nihat Doğan’ın bir otel odasında 2 kadınla grup seks yaparken/yapacakken yakalanması skandalı. Nihat Doğan’ın kendini “şarj aleti almaya gitmiştim” diye savunması.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s