Bölüm 142: Hayal Kurmak, Cep


Haftalık bölümlere ilave içeriklere ulaşabilmek ve bizi desteklemek isteyenler için: Patreon

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroidSpotify

OYLAMA

İstikrarsız hayallerin ruh sağlığına etkisi, olgunlaştıkça törpülenmek, küçük hayaller kurmak, hayalsiz ve plansız yaşamak, hava ısındıkça ceplerin azalması, çantanın dezavantajı, cepte cinsiyetçilik, vizyoner atamız Ötzi, arka cep ve çok daha fazlası bu bölümümüzde.

9 thoughts on “Bölüm 142: Hayal Kurmak, Cep”

  1. Bir z kuşağı çocuğu olarak diyebilirim ki benim bile hayallerim kısırlaşıyor Aleks. Dediğin gibi daha düşünme aşamasında eleniyorlar. Sekiz yaşındayken bulutların üstünde olmayı hayal ederken yirminde ya da kırkında bunu hayal edemiyorsun. Yaşadığımız hayatlar, başımıza gelenler hayallerimizin sınırını çiziyor gibi geliyor.

    Afrika’daki bir çocuğun hayali su iken Rusya’daki bir gencin hayali ferrari almak olabiliyor gibi. Ayrıca hayaller ne kadar gerçekleşirse o kadar önemini kaybediyor sanki.

    Like

  2. Bence ellerin cepte olması eskiden tehlike arz ettiği için saygısızlık olabilir. sonuçta ne çıkacağı belli değil karşıdakine zarar verebilirsin, en azından benim açımdan en önemli nokta bu. amaa geçmişe şöyle bir baktığımızda yöneticilerin çoğunun ellerinin cebinde olmasa bile ceketinin içinde olduğunu gösteren fotoğraflar var. birçok ” vücut dili” açıklamasında da bu üstünlük olarak görülüyor.

    Yani karşıdaki insandan üstün olduğunu düşündüğün için ellerini ceplerine koyuyorsun ve rahatsın, bu yaşlı kişisini ya da narsist patron kişisini rahatsız ediyor olabilir aleksciğim.

    Like

  3. Abidik gubidik arkadas iyi aciklamis, tokalasma da (bilindigi kadariyla) roma imparatorlugu zamanindan elinde birsey olmadigini kanitlamak icin kullanilmaya baslanmistir, bir nevi guven simgesi denebilir. Evrimsel olarak da ellerinin gorunurde olmamasi/saklanmasi bir nevi korku, modern anlamda da saygisizlik olarak gorulebilir. Yine de iki elin birden cepte olmasi veya tekinin olmasi vs. bile “vucut dili” anlaminda cikarimi degistirir.

    Like

  4. ellerin cepte olmasi universal bir saygisizlik ibaresi olsa gerek, gecen sene Lenin’in mozolesini gormeye gitmistim, elim cebimde “vay vay vay gavur yapmis” modumda dayi gibi gezerken, oradan izbandut rus askeri gelip “cikar o ellerini cebinden” diye uyarmisti. allahim nasip et rabbisi…

    Like

  5. Dediğiniz yaşlardayım. 15’lerimdeki hayallerimden olmayacaklarını bilerek kuruyorum. Sadece mutluluk vermesi için. Günde ortalama 1 saat yürüyen biri ne kadar podcast dinleyebilir değil mi ? :)) Onun yerine yürürken arkaya müzik alıp hayal kurarım. Bu sürede beni olamayacağım dünyalara götürdüğü ve mutlu ettiği için dünyayı iyiye götürüyor diyorum.

    Like

  6. Elleri cebe atarak bir büyükle konuşmak -en azından türk toplumunda- ; sülalem rahat, seni önemsemiyorum imajı veriyor sanırım karşıya. Öylesine baskılamışlar ki bizi, anında ellerim cebimden çıkıyor kendiliğinden. Bir büyük odaya girdiğinde o sırada yatıyorsak toparlanma gerekliliği gibi. Bence bunun sebebini kendileri de bilmiyorlar.

    Like

  7. Hakan, ad soyadımı hiç gocunmadan telaffuz etmeni, anonimlik haklarıma tecavüz olarak algılıyorum. Sana da yazıklar olsun Aleks, hadi Hakan benim nickimi bilmiyordur bile ama sen biliyorsun da, acımadan yapıştırdı adam. Şimdi anam babam sorarsa neler dinliyosun sen böyle diye, nasıl açıklarım ben bu durumu?!
    Ama her şey bi yana, şu hayatta en fazla özendiğim ve yerinde olmak istediğim kişilerden biri oldun Aleks. Gece yatağa yattığımda, tavana bakarak “sen” olduğumu hayal ediyorum. Senin sahip olduğun gibi nevi şahsına münhasır kişilikli, bilgili, entelektüel, konulara her daim apayrı bakış açıları getiren bir arkadaşa sahip olmak isterdim. Gerçekten Hakan’dan daha orijinal karaktere az rastlanır. Bu durum beni “Maladaptive Daydreaming” tribine soktu. Sizi o kadar fazla dinliyorum ki, bu durum bazen bir başka gerçeklik yaratıp beni içine sürüklüyor.

    Hayal kurmanın dünyayı kötüye götürme sebeplerinden biri de: hayali sıradan şeyler üzerine kurmamamız. Çocukken boyunun uzaması için hayali bir elmayı dalından kopartmaya çalışmaya benziyor hayal kurmak. Uzanırken boyun uzuyor belki ama asla o elmaya yetişecek kadar değil. Bu yetememe durumu, daha fazla denemene ve nihayetinde -mecazen- daha çok uzamanı sağlayacak diyen optimist pezevenkler olsa da belli bir noktadan sonra amaç; daha fazla uzamak değil, o siktiğimin elmasını alıp katır kutur yemek. Kaldı ki, hayalleri gerçekleştirmeye yaklaştıkça heves aynı düzeyde kalmayıp düşüyor ve yolun sonunda aldığımız haz ile daha hayal evresinde aldığımız haz arasında bir uçurum oluşuyor. Aleks’in bahsettiği sürreal hayallerden sıyrılıp “gerçekçi” hayaller kurmaya başladığımızda ise hayal kurmanın tek getirisi olan hazdan yoksun olduğumuzu düşünüyorum. Bu durumu da bahis oynamaya benzetebiliriz. 1 verip 5 almak mı; yoksa 100 verip 500 almak mı, insanı daha çok tatmin eder? Hazza erişmek için hayal kurarken yüksekten uçmak lazım ancak yüksekten düşmenin de acısı, ötekiyle kıyaslanamayacak düzeyde büyük. Bol analojili, haliyle de hatalı benzetmelere mahal verebilecek bir yazı oldu, bunun için kusura bakmayın fakat özetle, tüm bu paradoksal durumlardan ötürü bile, hayal kurmak dünyayı kötüye götürüyor.

    Like

  8. Bazen kısa vadeli bir plan yapınca bile onu gerçekleştireceğimi hayal ede ede gerçeklik algım bozuluyor ve o günü diyelim kafamda yaşaya yaşaya gün mefhumum kayboluyor… Ve onu gerçekleştirene kadar yapmam gereken şeylere odaklanamıyorum. Ve tabi ki hayali gerçeğinden güzel oluyor:( Korkunç!! akıl sağlığımdan şüphe ediyorum böyle zamanlarda…
    Bir cepsever ve sıkı bir cep kullanıcısı olarak çanta taşımak o kadar yorucu kii.. Tek omuz taksan tek omuz ileri derede felç, iki omuz taksan orta derece iki omuzda felç

    Like

  9. cepler sayesinde dünya tamamen iyiye gidiyor bence ama şöyle bir şey de var ki estetik anlamda da kötüye götürüyor burada ki orta yolun ne olacağı konusunda hâlâ emin olamıyorum.

    Like

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s