Bölüm 50: FOMO (Fear of Missing Out)


Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Dünya Nereye Gidiyor’un 50. bölümüne, program birinci senesini doldururken geride bıraktılarımızı konuşarak başlıyoruz. Ardından çağımızın amansız hastalığı, hepimizin elinden hem zamanını, hem mutluluğunu, hem de iki gram kalan aklını alan FOMO’ya değiniyoruz. Siz de gün içinde aman hiçbir şey kaçırmayayım diye defalarca sosyal medya sitelerine giriyorsanız, boş zamanımda ne yapsam diye düşünürken saatler harcıyorsanız, hep olmadığınız yerde olmak, başka hayatlar yaşamak istiyorsanız bu bölümü sakın kaçırmayın.

Bölüm 48: Günümüz Sineması

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Bu senenin Oscar seremonisi yaklaşıyor. Törene muhtemelen MeToo damgasını vuracak, ama biz fırsattan istifade günümüz sinemasını ve sinema sanatının geleceğini konuştuk. Böyle düşünen sadece ben miyim bilmiyorum ama bu senenin aday filmlerine baktığımda, biri bana “X yılında izlediğim ortalama filmler” adlı listesini göstermiş gibi hissediyorum. 2017 yılında en fazla gişe yapan 20 filmin büyük çoğunluğu süper kahraman filmleri ve serinin devamı niteliğinde filmler. Yeni ve özgün hikaye ve karakterlerin olmadığı bu filmleri izleyeceğime Dunkirk’te her tarafından su alan gemide olmayı tercih ederim.

Bölüm 47: Komşuluk İlişkilerinin Ölümü, Video ve Ses Manipülasyonu


Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Şehir hayatı bir yandan komşuluk ilişkilerini gündemimize sokarken diğer yandan bu ilişkilerin güçsüzleşmesine yol açıyor. Hem birbirimizin ne yaptığından haberdar olmamanın imkansız olduğu apartmanlarda bir arada yaşamak zorunda kalıyoruz, hem de modern sosyal hayatın hızı ve çok katmanlılığı nedeniyle birlikte yaşadığımız insanlarla derin bir ilişki kurmuyor, kurmak istemiyoruz. Peki onlarla yakınlaşmayarak iyi mi yapıyoruz, komşular sadece sinir mi bozar, ideal komşu nasıl olmalıdır? Tüm bu soruların cevabı bu bölümümüzde.

Photoshop’un hayatımızdaki etkisini düşünün, şimdi onu en az 100’le çarpın. Bir manipülasyonun hem gerçeğinden ayırt edilemeyecek kadar isabetli hale gelmesi, hem de fotoğrafın ötesinde ses ve video alanına genişlemesinden daha korkutucu ne olabilir? Rick and Morty 4. sezon dediğinizi duyar gibiyim. Yapay zeka ve machine learning sayesinde video ve ses manipülasyonu için birçok araç geliştirildi, ama bu bölümde iki tanesinin üzerinde durduk. Bunlardan ilki, görüntüdeki yüzü ve hareketlerini analiz edip istediğiniz başka bir yüze yerleştirebilen Face2Face adlı akıllı yüz algılama sistemi. İkincisi de kısaca ses için photoshop diye nitelendirebileceğimiz Adobe VoCo. Bölümün ikinci kısmında hem bu teknolojileri anlattık, hem de hukuki ve sosyal açıdan yaratabileceği kaosu, fake news’a etkisini tartıştık. Son olarak, son zamanlarda giderek popülerleşen, yapay zeka yardımıyla istediğiniz kişinin fotoğrafları kullanılarak üretilen sahte pornolardan bahsettik. İyi dinlemeler!

Bölüm 46: Köpekler, Her Şeyi Deneyimlemek İsteyenler

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Hayatın anlamı nedir? Evrende yalnız mıyız? Hayat, beni neden yoruyorsun? Cevabı bilinmeyen birçok soru var ve bunlardan biri de, nasıl bir insan köpekleri sevmez? Muhtaç, masum, neşeli ve tüylü arkadaşlarımız kesinlikle dünyayı iyiye götürüyor. Köpeklerden korkanlar ve onların pis olduğunu söyleyenleri birlikte yaşadığımız insanlara bakmaya davet ediyorum. Sanırım hiçbir köpek bir insandan daha pis veya daha tehlikeli olamaz. Köpekleri sevmek için yüzlerce sebep var, ben de bu bölümde en azından onlarcasını sayıyorum.

Kişiselgelişiminstagramyogacı kesimin mantrası, siz de fark etmişsinizdir, deneyim. Onu deneyimleyelim, bunu deneyimleyelim, hayat deneyimlerden ibaret, deneyimlerimiz kadar yaşıyoruz gibi kullanımlarla sık sık karşılaşıyoruz. Bazen oturduğun yerden kalkıp başka bir yeri gezip fotoğraflarını çekmek deneyim oluyor, bazen oraya giderken kullandığın yolun kendisi. Bazı insanlarsa işi iyice abartıp “her şeyi” deneyimlemek gerektiğini söylüyor. Hayatı bir oyun veya görev listesi olarak görüp yapılacaklar listesinin üzerinden çize çize gitmek ne kadar doğru? Deneyimleyerek öğrenmek istiyorsanız Dünya Nereye Gidiyor’un yeni bölümünü kaçırmayın.

 

Bölüm 45: Müzik Festivalleri

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:
Apple iOSAndroid

OYLAMA

Çadırda uyanıyorsun. Buna uyanmak denemez çünkü sabaha karşı yorgun argın yattığın rahatsız uyku tulumu sıcaktan yanmaya başlamadan önce gözlerin kapalı 2 saati bile tamamlayamadın. Ama seni yerinden kaldıran şey bunaltıcı sıcak değil, çadırın dışından gelen sesler. Çığlıklar, kahkahalar, böğürtüler ve cam kırılma seslerinin neden ve nereden geldiğini merak ederek çadırdan dışarı adım atıyorsun. Bu mide bulandırıcı koku günlerdir duş almayan senden mi geliyor, yoksa dışarıdan mı? Demin ses çıkartanlar şimdi neredeler? 2 saatlik uykuyla tüm gün nasıl ayakta kalacaksın? Bu soruların cevabını düşünürken, etraftaki sinek sayısının normalden fazla olması dikkatini çekiyor. Kafanı sineklerin kümelendiği yere doğru çevirdiğinde o korkunç manzarayı görüyorsun. Kısıtlı bir süre için beraber yaşamak zorunda olduğun topluluktan biri çadırının önüne dışkılamış. Her neyse, diyorsun, doğadayken böyle şeyler olur. Acı gerçekten uzaklaşmak için telefonuna bakmak istiyorsun. Cehennem simülasyonundan farksız çadırının içine girip telefonu eline aldığında şarjının bittiğini ve yakınlarda hiçbir enerji kaynağı olmadığını fark ediyorsun.

Daha fazla uzatmayalım. Roland Emmerich’in yeni filminin ilk sahnesini veya Elon Musk’ın eline yüzüne bulaştırdığı Mars çıkartmasından değil, bir müzik festivalinde sıradan bir günden bahsediyorum. Tüm bu olumsuzluklara, pahalı biletlere, istediğin grubu izlemek için Godot’yu beklemek zorunda olmana rağmen insanlar neden hala festivallere gidiyor? Cevabı Dünya Nereye Gidiyor’un yepyeni bölümünde.

Bölüm 44: Aktivitelerin Sayısal Takibi, Mikro-Aldatma

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Kaç adım attığımızı, ne kadar süre ayakta durduğumuzu, günün büyük çoğunluğunda nasıl da göt büyüttüğümüzü, yine de yaktığımız kaloriyi hesaplayan bilekliğimizi takalım. Uyku kalitemizi ölçen aletimizi yatağın yanına koyalım. Spor salonuna giderken nabız ölçer göğüs bandını unutmayalım. Kendimize dair birçok veri ediniyor, sayılar içinde boğuluyoruz. Peki bu sayılar bizim için ne kadar önemli olmalı? Programın ilk bölümünde modern hayatta sayısallaşmanın önemini tartışıyor, anlamsız bir uygulama fikri daha yumurtluyoruz.

Hayatınız boyunca kimseyi aldatmadınız ve kimse tarafından aldatılmadınız mı? O zaman aynaya bakın ve kendinizi nihayet haklı olarak özel hissedin. Çünkü doğru zamanda Bitcoin almış biri kadar ender ve özelsiniz. Sayılara önem veren insanlar için durumu şöyle açıklayalım, 3 kişiden 1’i aldatıyor. Tek eşli ilişkileri sürdürmek belli ki insanlara çok zor geliyor. Bu durumda neden bu tip ilişkilere girmekte ve sonra da bir kez daha ilişkilerini bozmakta ısrar ediyorlar sorusunu pas geçerek asıl konumuza geliyoruz: Acaba yaygın olarak aldatma olduğunu kabul ettiğimiz eylemler dışında, masum gözüken ama sinsice ilişkinin mezarını kazan hareketler de var mı? Bunlara mikro-aldatma diyebilir miyiz? Hangi hareket aldatma, hangisi kuruntudur? Ve en önemlisi, sevgiliniz sizi mikro da olsa aldatıyor mu? Tüm bu soruların cevabı, Dünya Nereye Gidiyor’un yeni bölümünde.

 

Bölüm 43: Dürüstlüğün Ödüllendirilmesi, Elle Yemek Yemek

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Dürüstlük ve yalan arasındaki ilişki düşününce çok ilginç geliyor. İnsanlar olarak dürüst olmak için de, yalan söylemek için de dürtülerimiz mevcut. Toplum yeri ve zamanına göre her ikisini de ödüllendiriyor. İnsanların neden bu kadar çok yalan söylediğini ve insanların neden hep yalan söylemediğini düşününce eşit miktarda şaşırıyorsun. Dürüstlük, herkes tarafından ideal durum olarak tanımlanıyor. Bu bölümde dürüstlüğe erişmek için teşviğin faydalı bir yöntem olup olmadığını tartıştık.

Bölümün ikinci kısmında bir başka adab-ı muaşeret kuralına “el” attık. Doğulu mu batılı mı olduğu bir türlü belli olmayan bir toplumda, batılı olma iddiasındakiler kraldan çok kralcılık yaparak her yemekte çatal-bıçak kullanımını dayatsa da, elle yemenin rahatlığı ve keyfi bu faşizan baskıyı kıracak kadar güçlüdür. Bana kalırsa pizza veya hamburger gibi yemekleri elle yemediği gibi elle yiyenleri de mahcup etmek için elinden geleni yapanlar müebbet hapis cezası almalı, ama siz olaya daha yumuşak bakıyor olabilirsiniz. Bu durumda 10-15 seneyi de kabul ederim. İyi dinlemeler.

 

Bölüm 42: Çay/Kahve Fetişizmi

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

Cortado, ristretto, lungo, doppio, v60, chemex, aeropress… Sizi bilmem ama ben sayarken yoruldum. Bazen koltuğumda arkama yaslanıp inadına Nescafe içerken dakikalarca neden içtiğimin gerçek kahve olmadığını, tadının neden kötü olduğunu söyleyen herkesi sıradan tokatlayasım geliyor. Kahve için, tadının daha iyi olması için daha iyi ürün, yöntem, alet kovalayın, ama bunları yaparken bu kadar antipatik olmak zorunda mıydınız? “Kahve içmeden uyanamayanlar”, keşke ebedi uykuya yatsanız da biz de rahatlasak.

Henüz gurmelik akımı çaya yeterince uğramasa da insanlar her zaman etrafındakileri sinir etmek için bir yol buluyor. Bir sıcak içeceği romantize etmek için insanın ne yaşamış olması gerekir gerçekten bilmiyorum. “Çay içen biri kötülük yapamaz.” benzeri cümleler duyduğumda resmen irkiliyorum. İnsanlara dair yargılarını ve hayat tercihlerini içtikleri içeceğe göre yapan birinin fiili ehliyeti elinden alınmalıdır desem bana katılırsınız herhalde.

Hepimizin hayatını etkileyen bir konuyu tüm yönleriyle ele aldık. Çay veya kahve eşliğinde dinleyiniz.

 

Bölüm 41: Farazi Sorular, Elon Musk

Dünya Nereye Gidiyor’u telefondan dinlemek ve abone olmak için:

Apple iOSAndroid

OYLAMA

41. bölümümüzde “körlüğü mü yoksa sağırlığı mı tercih edersin?”, “çok çirkin olmak mı yoksa çok aptal olmak mı?” gibi farazi soruları cevapladık, bilim ve teknoloji tarikatının sahte peygamberi tokatçı Elon Musk’ın gerçek yüzünü her yönüyle ortaya koyduk.